overlay

11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü

11 NİSAN PARKİNSON copy.JPG
İlk kez 1817 yılında titrek felç olarak tanımlanarak literatüre geçen Parkinson hastalığı beyin hücrelerinde kayıp ile seyreden, kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülen, yavaş ilerleyen bir hareket bozukluğudur. İleri yaşlarda görülen hastalık en sık 40 ile 70 yaş aralığında ortaya çıksa da Parkinson hastalarının %5'lik kesiminde hastalık 20 ile 40 yaş arasında da ortaya çıkabilir. 65 yaş ve üzerinde toplumda görülme sıklığı %1'dir. Çok nadir olarak daha genç yaş gruplarında görülür. Genç yaş grubunda görüldüğünde her zaman genetik bir neden vardır. Ailesinde Parkinson olan kişiler toplum geneline göre daha yüksek bir oranda hastalığa yakalanma riski taşır. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğü bilinmektedir. Türkiye’de 300-400 bin civarında Parkinson tedavisi gören kişi vardır.

Parkinson hastalığı hemen hemen her zaman vücudun bir yarısında başlar, yıllar içinde diğer tarafa da geçer. Temel belirtisi, hareketlerde yavaşlama ve/veya titremedir yani tremordur. Sıklıkla tek tarafta, istirahat halinde ortaya çıkan elde veya ayakta titreme ve eklem hareketlerinde katılıkla kendini gösterir. Zamanla yürürken tek veya iki taraflı kol sallanma hareketlerinde azalma veya kayıp, adımlarda küçülme, yürümeye başlamada zorluk, düğme iliklemek ya da açmakta zorlanma, yatakta dönme ya da otururken kalkmada güçlük, maske yüz ifadesi, alçak ve kısık ses tonu ile konuşma, el yazısında küçülme, öne doğru eğilme/kamburlaşma olabilir. Hastaların hemen hemen hepsinde bu tabloya ileri dönemlerde bunama da eklenir. Alzheimer hastalığından farkı, Alzheimer hastalığı unutma ve davranış problemleri ile seyreder, Parkinson Hastalığı hareket bozukluğu ile başlar, ileri dönemlerde bunama hastanın kliniğine eklenir. Hastalığın tanısı, hastanın klinik hikayesi ve nörolojik muayene ile konulmaktadır.

Parkinson aşamalı süren bir hastalıktır. Parkinson’un beş ilerleme safhası vardır denilebilir. Birinci evrede bulgular hafiftir. Mimik ve yürüme bozulmalarını hastanın ailesi fark edebilir. İkinci evrede bulgular iki tarafta da bulunur. Bu evrede duruş ve yürüyüş etkilenmiştir. Üçüncü evrede de hastada denge bozukluğu, düşmeler olur. Dördüncü evrede hasta zor da olsa yürür ancak hareketlerde yavaşlama vardır. Hasta tek başına yaşayamaz. Parkinson son evre denilen beşinci evrede ise hasta yatağa ya da tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşarlar. Tüm hastalarda bu evreler görülmeyebilir veya geçişler bu sırayı takip etmeyebilir

Hastalığın belirtilerini tedavi eden ya da belirtileri arttıran bir yiyecek bulunmamaktadır. Parkinson hastalığında da her zaman olduğu gibi düzenli ve dengeli beslenmek gerekmektedir. Aşırı yemek yemekten ve kilo alımından kaçınılması gerekmektedir. Bu hastalarda kabızlık görülebileceğinden lifli gıdalarla oluşan bir diyet ve bol su tüketimi uygun olacaktır. Sebze ve meyvelerden zengin, zeytinyağlı yiyecekler tüketilmelidir. Parkinson’da düşme riski olduğu için kemik erimesine karşı dikkatli olunmalıdır. Tedaviyi yapan doktor mutlaka kalsiyum ile D vitamini değerlerini ölçüp ona göre bir diyet önerisinde bulunabilir. Peynir, süt, yoğurt tüketimi bu hastalıkta kemik erimesine önlem için önemlidir. E vitamini ile ilgili Parkinson’u yavaşlattığına dair çalışmalar yapılsa da henüz kesin tutarlı bir veri yoktur. Ancak antioksidandan zengin beslenmek her durumda faydalıdır. Ayrıca B12 vitamini beyin fonksiyonları için önemlidir. B6 vitamini de Parkinson için önemli vitaminlerdendir. Bazı hastalarda yutma sorunları yaşanabilir. Parkinson hastalığı gibi beyin ve sinir sistemini ilgilendiren hastalıklarda, mesane kontrolü bozulabilir ve kaçırma dahil tüm alt idrar yolu yakınmaları görülebilir.

Parkinson hastaları için egzersiz önemlidir. Egzersiz, Parkinson’un hareket semptomlarını azaltarak, hastanın günlük aktivitelerini kolaylaştırabilir. Egzersiz planı hakkında doktorunuz sizi bir fizik tedavi uzmanına yönlendirecektir. Parkinson fizik tedavi ile yavaşlatılabilir. Parkinson hastalarının büyük kısmı ilaç ile tedavi edilir. İlaç tedavisi Nöroloji hekimi tarafından başlanıp, ilaç dozlarının hastanın kliniğine göre ayarlanması gerekir. İlk başlarda 1-2 ilaç yeterli iken, ileri Parkinson tedavisinde 7-8 çeşit ilaç kullanılabilmektedir. Hastaların çok az kısmına halk arasında “Beyin Pili denen” cerrahi yöntemle pil uygulanmaktadır.

Dr. İbrahim TERLEMEZ
Nöroloji Uzmanı
Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi