T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

13-19 Nisan 2020 Kalp Sağlığı Haftası

Güncelleme Tarihi: 14/04/2020


Kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada en önde gelen ölüm nedenidir, her yıl yaklaşık 18 milyon insan bu nedenle hayatını kaybetmektedir. Başlıca risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile bu nedene bağlı ölümlerin %80’inin önlenebileceği öngörülmektedir. Diyabet ve hipertansiyonun etkin tedavisi, düzenli bedensel hareketlilik, egzersiz ve spor alışkanlığı, sağlıklı beslenme ve obezite (fazla vücut ağırlığı)  kontrolü, sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımının bırakılması ile kalp damar hastalıklarından korunmak mümkündür. 

Diyabet, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği kalp hastalıkları riskini arttıran en sık kronik hastalıklardır. Aile hekimleri tarafından yapılabilen ilk değerlendirme ve tetkiklerle bu hastalıkların tanısı koyulabilmektedir. Erken tespit edildiğinde bu hastalıkların kontrolü, kalp hastalığına neden olmadan sağlanabilir. Daha önce hipertansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği tanısı almış olan kişilerin de düzenli kontrollerine devam etmeleri, önerilen ilaç tedavileri ve diyetlerine uymaları çok önemlidir. 

Sigara ve diğer tütünlerinin kullanımı ise artık bir hastalık olarak görülmektedir. Ne kadar süre kullanılmış olursa olsun, yeni kalp krizi ve inme riski bırakıldıktan hemen sonra düşmeye başladığından, hiç bir zaman geç değildir. Haftada beş gün yapılan 30 dakika süreli, orta zorlukta aktiviteler kalp hastalığı gelişme riskini büyük ölçüde azaltmaktadır. Fiziksel aktivite mutlaka egzersiz yapmayı gerektirmez; bahçe ile uğraşmak, ev işi yapmak ve uzun yürüyüşler de orta düzeyde aktivite kapsamında sayılabilir. 

Akdeniz tipi beslenme tarzı denilen; zeytinyağı, sebze meyve, balık ve kuruyemişten zengin besinlerin kalp sağlığına olumlu etkilerini gösteren birçok bilimsel çalışma vardır. Kırmızı et ve doymuş yağlar azaltılmalı, zeytinyağı ve diğer sıvı yağlara daha fazla yer verilmelidir. Şekerli ve unlu gıdaların beslenmedeki yeri azaltılmalıdır. Sadece yaşam alışkanlıklarımızda yapacağımız küçük değişikliklerle kendimizin ve sevdiklerimizin riskini azaltabiliriz. 

Çocuklarımızın şimdiden kalp sağlığı dostu bir yaşam alışkanlığı kazanmalarını ve ömür boyu sürdürmelerini sağlayabilirsek, onları gelecekte karşılaşacakları risklerden koruyabiliriz. Hem çocuklarımızın iyiliği, hem kendimiz ve sevdiklerimizin sağlığı için bir an önce harekete geçmemiz gerekmektedir.  Sahip olduğumuz en değerli varlığımız hayatımız ve sağlımız olduğundan, bu farkındalık ile atacağımız her adım kendimiz için yapabileceğimiz en büyük iyiliktir.

Uzm. Dr. Uğur SAYGISUNAR
Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi
Kardiyoloji Uzmanı