Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü

Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü
Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Alzheimer’in Çözümü Aktif Olmaktır

Güncelleme Tarihi: 22/11/2017


Genellikle yaşlı kuşakta görülen Alzheimer, her geçen gün hızla artıyor. Bugün Dünyada her 3 saniyede bir kişi Alzheimer’ın pençesine düşüyor. Kırıkkale İl Sağlık Müdürü Dr. Feramiş Ender Güngüneş, 21 Eylül Dünya Alzheimer günü nedeniyle açıklama yaparak çeşitli uyarı ve önlemleri anlattı. Dr. Güngüneş “Alzheimer hastalığından korunmak için zihninizi aktif tutun. Bol bol egzersiz yapın. Düzenli ve dengeli beslenin. Alkol ve sigara kullanımından uzak durun ve sosyalleşin” uyarısında bulundu.



TÜRKİYE İÇİN BİR TEHDİT

İl Sağlık Müdürü Doktor Feramiş Ender Güngüneş, yaptığı yazılı açıklamada, "Ülkemiz ve dünya nüfusu giderek yaşlanmakta ve bu sebeple bunama en yaygın sebebi olan Alzheimer hastalığının ülkemiz ve Dünya için önemi artmaktadır. 21 Eylül günü yapılan etkinliklerle dikkat çekilmeye çalışılan Alzheimer, sadece hasta bireyi değil, toplumun birçok kesimini de etkileyen bir hastalık. Alzheimer, nüfusu hızla yaşlanan Türkiye için de bir tehdit. Türkiye İstatistik Enstitüsü’nün (TÜİK) Mart 2017 verilerine göre ülkemizde 65 yaş ve üstü olarak tanımlanan yaşlı nüfus; 2012 yılında yüzde 7,5 iken 2016 yılında bu sayı yüzde 8,3’e yükselmiş durumda. TÜİK’in 2013-2075 nüfus projeksiyonuna göre, 2023 yılında ülkemizdeki yaşlı nüfusun yüzde 10,2’ye, 2050’de yüzde 20,8’e, 2075 yılında ise yüzde 27,7’ye çıkacağı öngörülüyor” sözlerinde bulundu.



İLK BELİRTİ UNUTKANLIKTIR

Ülkemizin nüfus yaşlanma hızı dikkate alındığında genç nüfusun giderek yaşlanacağı ve 30-40 yıl sonra Alzheimer hastalığın en önemli sağlık sorunu olacağı düşünüldüğünü belirten Güngüneş, Alzheimer hastalığının yıkıcı etkilerini azaltmak ve hastalığın erken dönemde tespit edilmesinin sağlanması amacıyla tüm Dünyada 21 Eylül Alzheimer günü olarak anıldığını belirtti. Güngüneş, “Genellikle ilk belirtisi unutkanlıktır. Öğrenme güçlüğü, konuşma bozukluğu, yolunu kaybetme, huzursuzluk, ilgisizlik, konuşma bozukluğu, saldırganlık, uyku bozukluğu, kişileri tanıyamama, hayal görme, karar verme güçlüğü, depresyon hastalığın belirtileri olabilir. Hastalığın kesin tedavisi yoktur. Yapılan tedaviyle, hastalık tamamen ortadan kaldırılamaz. Öncelikle şunun bilinmesi gerekir; bu hastalığın tedavisinde erken tanı çok önemlidir.  Yapılan tedaviyle, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve hastalığın semptomları azaltılır"



NASIL TANIMLARIZ?

Alzheimer hastalığını nasıl tanımlanacağı konusunda da bilgiler veren Müdür Güngüneş “Alzheimer anılarımızı, bilgilerimizi çalan bir hırsız. Siz yıllarca bilgi edinir, beyninize yatırım yaparsınız. Eğitim alır, sevdiklerinizle bir yaşam sürer ve anılarınızı biriktirirsiniz. Ama hastalık gelir beyninizdeki tüm bilgilerinizi, anılarınızı çalar. Alzheimer aslında bir hırsız. Bizim bilgilerimizi, anılarımızı çalan bir hırsız. Önce en üstteki yani son öğrendiğimiz bilgileri çalar. Hasta 30-40 yıl önceki olayları gayet net hatırlayabilir, ama son öğrendiği bilgiyi hatırlamaz. Ama Alzheimer hastası bir şeyi unutmaz. Yakınlarının sevgisini. Bunu hep hatırlıyorlar”



ZİHNİNİZİ ZORLAYIN

Sözlerini sürdüren Güngüneş, açıklamasının son kısmını neler yapılarak zihnin aktif tutulacağı ve Alzheimer’a yakalanma riskinin azaltılması konusunda uyarılarda bulunarak “Zihinsel olarak zorlayıcı etkinliklerle meşgul olun. Bulmaca çözün. Kitap okuyun Kademeli olarak yeni bilgiler edinin. Yurt dışına gidecekseniz gittiğiniz ülkenin dilinde birkaç kelime ezberleyin. Stresi azaltmaya çalışın. Düzenli egzersiz yapın, yürüyüş gibi fiziksel aktivitelerden vazgeçmeyin. Ama en önemlisi sosyal hayattan kopmayın. Dengeli beslenin. Alkol ve sigara kullanımından uzak durun ve sosyalleşin. Yaşlılık bir hastalık değildir ve uzun bir yaşam herkesin arzusudur. Fakat birçoğumuz böyle bir isteği, yaşamın aktif ve dolu bir şekilde yaşanmış olarak geçmesi dileğiyle birleştiririz. Kimi zaman da yaşamın kalitesini, uzun yaşamaktan çok daha önemli tutarız. Sağlıklı ve kaliteli bir yaşlanma ancak küçük yaşlardan başlayarak sağlıklı yaşam konusunda bilinç sahibi olmayla gerçekleşecektir" dedi.