Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü

Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü
Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

22-28 Kasım Zatürre Ölümlerinin Önlenmesi Haftası

Güncelleme Tarihi: 22/11/2017


Her yıl 22-28 Kasım tarihleri arasında Zatürre Ölümlerinin Önlenmesi Haftası kapsamında bilgilendirme yapan İl Sağlık Müdürümüz Dr. Feramiş Ender Güngüneş, çocukların sağlıklı olabilmeleri ve zatürre gibi tedavisi mümkün hastalıklardan dolayı kaybedilmemeleri için atılacak en önemli adımın, anne ve babalar ile genel olarak tüm toplumun bilgilendirilmesini sağlamak olduğunu açıkladı.

İl Sağlık Müdürümüz Dr. Feramiş Ender Güngüneş, beş yaş altı çocuklarda zatürreye bağlı ölümleri azaltmak, erken teşhis ve uygun tedaviyi sağlamak, gereksiz antibiyotik kullanımını önleyerek, bebek ve çocuklara yönelik koruyucu yöntemleri geliştirmek amacı ile her yıl 22-28 Kasım tarihinin, Zatürre Ölümlerinin Önlenmesi Haftası olarak belirlendiğini belirtti. İl Sağlık Müdürümüz Dr. Feramiş Ender Güngüneş, “Kış mevsiminde artış gösteren zatürre, bir veya birkaç akciğer lobunun iltihaplanması şeklinde ortaya çıkan, daha çok küçük çocuklarda, ileri yaştakilerde ve kronik bir hastalığı bulunan kişilerde daha ağır seyreden ve bazen ölümle sonuçlanabilen ateşli bir hastalıktır. Bu hastalıkta akciğerlerde bulunan hava kesecikleri iltihabi bir sıvıyla dolar. Akciğerlerin görevi olan oksijen alış veriş fonksiyonu bozulur ve bu nedenle kanda oksijen düzeyi azalır”

“Hastalık sağlıklı kişilere bir iki metrelik mesafelerden öksürük, aksırık ya da hasta kişilerin konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların doğrudan solunması yoluyla bulaşır. Hastalık, yüksek ateş, titreme, sarı veya yeşil renkte balgam çıkarma, pas renginde olan koyu kırmızımsı kıvamlı balgam, göğüs ağrısı, kuru ve hırıltılı öksürük, soluk alındığı zaman sırta çivi batırılıyormuş gibi ağrı hissi, şiddetli baş ağrısı, şiddetli bir titremenin ardından ateş yükselmesi, yorgunluk, önde meme bölgesi ve arkada ise kürek kemiğinin ucunda duyulan ağrı, solunum hareketleri ve öksürüğe bağlı olarak şiddetlenen göğüs ağrısı, kas ağrısı, iştah azalması, dalgınlık, algılama bozuklukları, dudaklarda oluşan uçuklar, halsizlik, aşırı susama, hızlı solunum, bayılacak gibi olma, baş dönmesi, yüzde şişme, boğaz ağrısı ve yan ağrısı şeklinde belirtiler gösterir dedi.

Güngüneş, akut solunum yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde ailelere önemli görevler düştüğünü belirterek “Özellikle bebeklerin ve çocukların bulunduğu ortamların havası uygun sıcaklıkta, nemli ve temiz olmalıdır. Bebek ve çocukların yanında sigara içilmemeli, odaları sık sık havalandırılmalıdır. Ateşi, öksürüğü, solunum güçlüğü, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kulağında sorunları olan bebek ve çocuklar mutlaka bir sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Bebek ve çocuklara doktor kontrolü dışında ilaç kullanılmamalı ve ilaçlar doktorun önerdiği şekilde kullanılmalıdır. Bebek ve çocuklarımız herhangi bir yakınması olmadan da düzenli sağlık kontrollerine götürülmelidir. 6. aydan sonra ek gıdalara başlanarak anne sütü ile beslemeye 2 yaşa kadar devam edilmelidir. Hastalık sırasında çocukların beslenmesine özen gösterilmeli, eğer çocuk anne sütüyle besleniyorsa daha sık emzirilmelidir. Hastalıktan sonra çocuk, bir hafta boyunca fazladan bir öğün ile beslenmeli ve bu fazla öğün çocuk normal kilosuna ulaşıncaya kadar sürdürülmelidir. Solunum yolu enfeksiyonu olan çocuk, özellikle ateşli olduğunda normalden çok sıvı kaybedebilir. Bu nedenle çocuğa her zamankinden çok sıvı verilmelidir. Bebek ve çocukların zamanında ve düzenli aşılanmaları sağlanarak, aşı ile önlenebilir bazı korunmaları sağlanmalıdır. Aile Sağlığı Merkezlerinde bu aşılar ücretsiz olarak yapılmaktadır” dedi.