Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü

Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü
Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

28 Eylül Dünya Kuduz Günü

Güncelleme Tarihi: 22/11/2017


İl Sağlık Müdürü Dr. Feramiş Ender Güngüneş, Dünya Sağlık Örgütü tarafından, toplumun kuduz hastalığı hakkında bilgilendirilmesi, kuduz veya kuduz şüpheli temasta ne yapılması gerektiği hakkında farkındalığının artırılması amacıyla 2007 yılından itibaren her yıl 28 Eylül ‘Dünya Kuduz Günü ’ olarak belirlendiğini açıkladı. Müdür Güngüneş, kuduz hastalığının insan ve memeli hayvanların çoğunda beyin iltihabı meydana getiren viral, hayvanlardan insanlara geçen bir hastalık olduğunu söyledi.



NASIL ORTAYA ÇIKAR

İl Sağlık Müdürü Dr. Feramiş Ender Güngüneş “Ülkemizde kurt, tilki, çakal, yaban kedisi, kokarca ve gelincik gibi vahşi hayvanlarla; köpek, kedi, sığır koyun, keçi ve at gibi evcil hayvanlar hastalığa yakalanabilen hayvanlardır. Ülkemizde kuduzu insanlara en çok bulaştıran hayvan ise köpeklerdir. Kuduza yakalanmış bir hayvanda bazı huy değişiklikleri görülür. Daha önceleri normal davranış gösteren hayvanlar sinirli, dikkatlerini çeken her şeye karşı ısırma eğiliminde ve saldırgan olurlar. Yutak felcine bağlı olarak yutkunma reflekslerini  yitirdiklerinden, sudan korkarlar ve ağızlarından aşırı miktarda salya aktığı görülür. Hastalığın ileri safhalarında felç gelişir ve hayvanlar komaya girerek ölürler”



İNSANA BULAŞIRSA NE OLUR?

İl Sağlık Müdürü Güngüneş “Kuduz bir hayvan tarafından ısırılmış bir insanda hastalık belirtileri virüsün vücuda girmesinden itibaren yaklaşık 3-8 hafta sonra ortaya çıkar. İlk önce halsizlik, ateş, iştahsızlık, bulantı, baş ve boğaz ağrısı gibi hastalığa özel olmayan belirtilerle başlar.Isırık yeri ve çevresinde ağrı ve kaşıntı görülebilir.Yutak felci sebebiyle kuduzun karakteristik belirtisi olan sudan korkma görülür.Daha sonra hasta komaya girer ve ölüm meydana gelir. Bu durumdan korunmak için kuduzun öncelikle evcil olanlar olmak üzere hayvanlarda kontrolü, dolayısıyla virüsün insanlara geçme olasılığını azaltmaktır. Günümüzde kuduz aşıları çok yüksek teknoloji ile hücre kültürlerinden üretilen son derece etkin ve güvenli aşılardır”



BOLCA YIKAYIN

“Kedi ve köpekler kuduza karşı mutlaka aşılatılmalıdır. Evcil hayvanların, başıboş vahşi hayvanlarla temas etmesine engel olunmalıdır. Şüpheli bir hayvan tarafından ısırılan kişinin yarası sabunlu su ile bolca yıkanmalıdır. Bu uygulamanın özellikle yüzeysel yaralarda riski % 90 oranında azalttığı saptanmıştır. Yaraya bir antiseptik solüsyon uygulanmalıdır. Sağlıklı bir görünümü olan köpek, kedi veya diğer bir evcil hayvan insanı ısırdığında, o hayvan hemen yakalanmalı ve 10 gün boyunca gözlem altında tutulmalıdır. Bu süre içinde hayvanda kuduz görülmezse, korkulacak bir şey yok demektir. Kuduz şüphesi olan hayvan yakalanıp gözlem altında tutulamıyorsa veya yapılan testler pozitif çıkarsa kısa süre içinde tedaviye başlanmalıdır. Sağlık personeli tarafından değerlendirilip gerekli müdahaleler yapıldıktan sonra kuduz aşısı programına alınması gerekli görülürse, aşılarını zamanında ve eksiksiz olarak yaptırmalıdır. Kedi ve köpeklerin her yıl aşılanması, hastalığın insanlara bulaşmanın engellenmesi açısından çok önemlidir. Bakımını üstlendiğimiz kedi ve köpeklere her yıl kuduz aşılarını yaptırarak hayvanlarımızı, kendimizi ve sevdiklerimizi kuduzdan koruyabiliriz. Hayvanlarla dost, kuduzdan uzak nice sağlıklı günlere” dedi.